2 dk okuma

İnsan Kaynakları Neden Şirketi Koruyor Olarak Görülüyor?

Birçok kurumda çalışanların zihninde benzer bir cümle vardır: “İK zaten şirketi korur.” Bu algı çoğu zaman yüksek sesle dile getirilmez; ama geri bildirimlerd...
24 okunma 2 ay önce 2 dk okuma

Birçok kurumda çalışanların zihninde benzer bir cümle vardır:
“İK zaten şirketi korur.”

Bu algı çoğu zaman yüksek sesle dile getirilmez; ama geri bildirimlerde, koridor konuşmalarında ve hatta istifalarda kendini gösterir. Peki bu algı neden bu kadar yaygındır ve gerçekten neye dayanır?

İK’nın Konumu Yanlış Anlaşılıyor

İnsan Kaynakları, organizasyon yapısı gereği şirketin bir parçasıdır. Bu nedenle alınan kararların hukuki, finansal ve operasyonel sonuçlarını gözetmek zorundadır. Çalışan tarafında ise bu durum çoğu zaman “şirketi savunmak” olarak algılanır.

Burada kritik ayrım şudur:
İK şirketi temsil eder ama sadece şirketi savunmak için var değildir.

Ancak bu ayrım çalışanlara yeterince net aktarılmadığında, algı hızla olumsuzlaşır.

Çalışan, İK’ya Ne Zaman Güvenmez?

İK’nın şirketi koruyor gibi görülmesi genellikle şu anlarda güçlenir:

  • Şikâyet süreçlerinde geri dönüşler yüzeysel kaldığında

  • Zor kararların gerekçesi paylaşılmadığında

  • “Yukarıdan gelen karar” ifadesi sık kullanıldığında

Bu noktada çalışan kendini yalnız hisseder. Dinlenmediğini düşünen çalışan için İK, bir destek noktası olmaktan çıkar; bir bariyere dönüşür.

İK’nın Sessizliği Yanlış Yorumlanır

Bazı durumlarda İK, gizlilik ve etik nedenlerle her detayı paylaşamaz. Ancak açıklama yapılmayan her boşluk, çalışan tarafından varsayımlarla doldurulur.
Bu varsayımlar çoğu zaman şu yönde olur:

  • “İK yönetimi kolluyor.”

  • “Zaten sonucu belliydi.”

  • “Benim söylediklerim önemli değil.”

Oysa çoğu zaman sorun niyet değil, iletişim eksikliğidir.

Mülakatlarda da Bu Algı Taşınır

İlginç bir şekilde bu algı, mülakat odasına kadar gelir. Adaylar sıkça şunu sorar:

  • “Bu şirkette İK gerçekten çalışanı destekler mi?”

  • “Sorun yaşarsam kime giderim?”

Bu sorular, kurum kültürü kadar İK’nın duruşunu da test eder.

İK Açısından Denge Noktası

İK’nın görevi, bir tarafı koşulsuz korumak değildir.
Asıl rolü:

  • Şirketin sürdürülebilirliğini sağlarken

  • Çalışanın haklarını ve deneyimini gözetmek

  • İki taraf arasında denge kurmaktır

Bu denge, alınan kararlardan çok kararların nasıl anlatıldığı ile hissedilir.

Sonuç

İnsan Kaynakları “şirketi koruyor” olarak görülüyorsa, bu çoğu zaman çalışanların yaşadığı deneyimlerin bir yansımasıdır.
Çalışanlar, İK’dan mucize değil; adalet, şeffaflık ve dinlenilme hissi bekler.

İyi bir İK yapısı; şirketi korurken çalışanı kaybetmeyen, çalışanı dinlerken şirketi zayıflatmayan yapıdır.
Çünkü güven, taraf tutarak değil; denge kurarak inşa edilir.

Etiketler

Bu makale için etiket eklenmemiş.