2 dk okuma

İlişkilerde hep aynı tip insanları seçiyorum ve sonu hep aynı oluyor. Sorun bende mi?

Bu soru klinikte en çok duyduğumuz ama en zor sorulardan biridir. Cevabı tek kelimeyle vereyim: Evet, bu seninle ilgili… ama sandığın şekilde değil. Ne kaste...
18 okunma 1 ay önce 2 dk okuma

Bu soru klinikte en çok duyduğumuz ama en zor sorulardan biridir.
Cevabı tek kelimeyle vereyim:
Evet, bu seninle ilgili… ama sandığın şekilde değil.

Ne kastediyoruz?

Buradaki “sorun”, bir kusur ya da eksiklik değildir.
Buradaki mesele zihnin tanıdık olana yönelme eğilimidir.

İnsan beyni şunu sever:

Tanıdık olanı = öngörülebilir olanı = güvenli olanı

Bu yüzden ilişkilerde:

  • Bizi mutlu edecek kişiyi değil

  • Bize tanıdık gelen kişiyi seçeriz

Bu tanıdıklık bazen çocuklukta, bazen eski ilişkilerde, bazen de uzun süreli duygusal savaşlarda oluşur.


“Ama sonuç hep kötü bitiyor, neden yine seçiyorum?”

Çünkü zihin mutluluğu değil, bildiği düzeni tekrar etmeye çalışır.

Klinikte buna şunu deriz:

“Tekrar eden ilişki döngüsü”

Bu döngüler genellikle şunlardan biri etrafında kurulur:

  • Ulaşılamayan kişiler

  • Duygusal olarak mesafeli insanlar

  • Başta çok yoğun, sonra geri çekilen partnerler

  • Seni kanıtlamaya iten ilişkiler

Ve bilinçdışı bir cümle devrededir:

“Bu sefer farklı olacak.”


Bu neden “bende” gibi hissediyor?

Çünkü sen:

  • Daha fazla fark eden

  • Daha çok düşünen

  • Daha çok sorumluluk alan taraftasın

Bu da şu yanılgıyı doğurur:

“Demek ki sorun bende.”

Oysa çoğu zaman sorun, seçimi yapan zihnin hangi ihtiyacı karşılamaya çalıştığını fark etmemektir.


Asıl soru şudur:

“Ben bu insan tipine neden çekiliyorum?”

Genellikle cevaplar şunlardan birine çıkar:

  • Görülme ihtiyacı

  • Değerini kanıtlama arzusu

  • Kontrol edebileceği bir mesafe

  • Terk edilme korkusunu tanıdık bir biçimde yaşama

Bunlar bilinçli tercihler değildir.
Bunlar öğrenilmiş bağlanma kalıplarıdır.


Bu değişir mi?

Evet. Ama “doğru insanı bulmakla” değil.

Değişim şuradan başlar:

“Beni çeken şey ne, bana iyi gelen şey ne?”

Çok önemli bir fark:

  • Seni heyecanlandıran kişi ≠ Sana iyi gelen kişi

Birçok kişi iyileşme sürecinde şunu söyler:

“İlk defa huzur veren biriyle birlikteyim ama başta tuhaf gelmişti.”

Çünkü huzur, kaotik düzene alışmış bir sinir sistemi için yabancıdır.


Ne zaman dikkat?

Eğer:

  • İlişkilerde hep aynı noktada tükeniyorsan

  • Ayrılık sonrası kendini değersiz hissediyorsan

  • “Ben neden yetmiyorum?” sorusu sık geliyorsa

Bu, kişilik değil; bağlanma düzeni meselesidir.
Ve çalışıldığında en çok dönüşen alanlardan biridir.


Şunu bilmeni isterim

Aynı tip insanları seçmek:

  • Zayıflık değildir

  • Kendine zarar vermek değildir

Çoğu zaman bu:

Zihnin, bildiği duygusal dili konuşan insanı seçmesidir.

Ve yeni bir dil öğrenmek mümkündür.

Etiketler

Bu makale için etiket eklenmemiş.