2 dk okuma

Bazen hiçbir şey hissetmiyorum. Üzülmüyorum, sevinmiyorum. Bu tehlikeli mi?

Bu ifade klinikte çok sık duyduğumuz ve çoğu zaman danışanları en çok korkutan cümlelerden biridir. Kısa cevapla başlayayım: Bu durum genellikle tehlikeli değ...
14 okunma 1 ay önce 2 dk okuma

Bu ifade klinikte çok sık duyduğumuz ve çoğu zaman danışanları en çok korkutan cümlelerden biridir.
Kısa cevapla başlayayım:
Bu durum genellikle tehlikeli değildir; ama önemlidir.

Ne oluyor aslında?

Bu hâl çoğu zaman duygusal donukluk (emotional numbness) olarak adlandırılır.
Zihin ve sinir sistemi, uzun süreli stres, yoğun kaygı, hayal kırıklıkları ya da duygusal yükler sonrası kendini korumaya alır.

Bunu şöyle düşünebilirsin:

Zihin, “çok hissetmek yorucu ve riskli” dediğinde, hisleri geçici olarak kısmaya başlar.

Bu bir savunma mekanizmasıdır, bozukluk değildir.


Neden ortaya çıkar?

Klinik pratikte en sık gördüğümüz nedenler şunlardır:

  • Uzun süreli stres ve tetikte olma hali

  • Hayal kırıklığı, başarısızlık veya tekrar incinme korkusu

  • Duygulara ulaşınca kontrolü kaybedeceği inancı

  • “Güçlü durmalıyım” şeklinde yıllarca bastırılan hisler

  • Travmatik deneyimler sonrası sinir sisteminin kapanmaya geçmesi

Burada önemli bir nokta var:
Bu durum genellikle üzüntünün fazlalığından değil, fazla taşımaktan kaynaklanır.


Tehlikeli mi?

Kendi başına tehlikeli değildir.
Ama uzun süre devam ederse şu riskler ortaya çıkabilir:

  • Hayattan kopukluk hissi

  • Motivasyon ve anlam kaybı

  • İlişkilerde uzaklaşma

  • “Yaşadığımı hissetmiyorum” düşüncesi

Yani bu bir alarm değil; bir sinyaldir.


Depresyon mu bu?

Her zaman değil.
Depresyonda genellikle:

  • Yoğun üzüntü

  • Umutsuzluk

  • Kendine değersizlik
    ön plandadır.

Duygusal donuklukta ise:

  • Acı da yok

  • Keyif de yok

  • Daha çok boşluk vardır.

Bazı kişilerde depresyonla birlikte görülebilir, bazılarında tamamen bağımsızdır.


İyileşme nasıl olur?

İyileşme “daha çok düşünmekle” değil, sinir sistemini tekrar güvene almakla olur.

Klinik olarak işe yarayan yaklaşımlar:

  • Bedensel farkındalık çalışmaları

  • Yumuşak rutinler (yürüyüş, nefes, ritim)

  • Duyguları zorlamadan, küçük temaslar

  • “Hissetmeliyim” baskısını bırakmak

Çok önemli bir cümle:

Duygular zorlanınca gelmez; güven hissedince geri döner.


Ne zaman destek alınmalı?

Eğer:

  • Bu hâl aylarca sürüyorsa

  • Hayatın hiçbir alanı sana temas etmiyorsa

  • Kendinle ve başkalarıyla bağın belirgin şekilde zayıfladıysa

Bir klinik psikologla çalışmak süreci ciddi şekilde rahatlatır.


Son olarak şunu bilmeni isterim

Bu durum, senin “duygusuz” olduğunun değil;
zihninin seni korumaya çalıştığının göstergesidir.

Etiketler

Bu makale için etiket eklenmemiş.